Trias Design

KAAN Savaş Uçağı: Teknik Özellikleri, Motoru, Radarı, Silahları ve 2026'da Son Durum

Hava Savunma Sistemleri 30.08.2026 - 23:34, Güncelleme: 30.08.2026 - 23:39 126 kez okundu.
 

KAAN Savaş Uçağı: Teknik Özellikleri, Motoru, Radarı, Silahları ve 2026'da Son Durum

KAAN savaş uçağının teknik özellikleri, hızı, motoru, AESA radarı, silahları ve stealth kabiliyeti. Milli Muharip Uçak KAAN'da 2026 itibarıyla son durum.
TUSAŞ ana yükleniciliğinde yürütülen program; yalnızca yeni bir savaş uçağının ortaya çıkarılmasını değil, Türkiye'nin savaş uçağı tasarımı, üretimi, sensör geliştirme, aviyonik, elektronik harp, düşük görünürlük ve motor teknolojilerindeki kabiliyetlerinin ileri taşınmasını hedefliyor. İlk uçuşunu 21 Şubat 2024 tarihinde gerçekleştiren KAAN, 2026 itibarıyla yeni prototiplerin devreye girdiği daha yoğun bir test dönemine hazırlanıyor. Programın yeni aşamasında ilk mühendislik prototipinden elde edilen veriler, daha gelişmiş sistem mimarisine sahip yeni uçaklara aktarılıyor. Peki KAAN'ın özellikleri neler, KAAN hangi motoru kullanıyor, ne kadar hızlı, radarı ne olacak, hangi silahları taşıyabilecek ve seri üretime ne zaman geçecek? KAAN nedir? KAAN, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen 5'inci nesil çok rollü milli savaş uçağıdır. Uçak hem hava-hava hem de hava-yer görevlerini yerine getirecek şekilde tasarlanıyor. Programda düşük radar görünürlüğü, dahili silah yuvaları, gelişmiş sensörler, sensör füzyonu, elektronik harp, yüksek durumsal farkındalık ve ağ merkezli harekât kabiliyetleri temel tasarım unsurları arasında yer alıyor. KAAN'ın uzun vadede Türk Hava Kuvvetlerinin muharip uçak filosundaki temel platformlardan biri haline gelmesi amaçlanıyor. KAAN'ın teknik özellikleri neler? TUSAŞ tarafından açıklanan güncel tasarım değerlerine göre KAAN'ın uzunluğu 20,3 metre, kanat açıklığı 13,4 metre, yüksekliği ise yaklaşık 5 metre. Uçağın kanat alanı 71,6 metrekare olarak açıklanırken azami kalkış ağırlığı 34.750 kilogram seviyesinde bulunuyor. KAAN'ın açıklanan azami hızı 40 bin feet irtifada Mach 1.8, servis tavanı ise 55 bin feet, yani yaklaşık 16.764 metre. Tasarımın pozitif ve negatif G limitleri +9 ve -3,5 G olarak veriliyor. KAAN çift motorlu bir savaş uçağı olarak geliştiriliyor. Mevcut teknik konfigürasyonda uçak için iki adet yaklaşık 29 bin libre sınıfında itki üreten motor öngörülüyor. Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Açıklanan değerlerin bir bölümü geliştirme programının hedef tasarım değerleridir. KAAN'ın uçuş testleri ilerledikçe nihai operasyonel konfigürasyona ilişkin performans verileri daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkacak. KAAN ne kadar hızlı? TUSAŞ'ın mevcut teknik verilerine göre KAAN'ın hedeflenen azami hızı Mach 1.8 seviyesinde. Mach değeri ses hızına göre değiştiği için bunu doğrudan sabit bir kilometre/saat değerine çevirmek yanıltıcı olabilir. Ses hızı irtifa ve atmosfer koşullarına göre değişmektedir. KAAN için ayrıca süper seyir kabiliyeti tasarım özellikleri arasında gösteriliyor. Süper seyir, genel olarak bir savaş uçağının art yakıcıyı sürekli kullanmak zorunda kalmadan süpersonik hızlarda uçabilme yeteneğini ifade ediyor. Bu kabiliyet operasyonel hale geldiğinde yakıt tüketimi, menzil ve hava muharebesi açısından önemli avantaj sağlayabilir. KAAN stealth yani düşük görünürlüklü mü? KAAN'ın tasarımındaki en önemli özelliklerden biri düşük radar görünürlüğü. Stealth olarak bilinen düşük gözlemlenebilirlik teknolojisi bir uçağı tamamen görünmez hale getirmez. Bunun yerine radar sistemlerinin uçağı tespit ve takip etmesini zorlaştırmayı amaçlar. KAAN'ın gövde geometrisi, yüzey tasarımı ve silahların gövde içerisinde taşınabilmesine yönelik dahili silah yuvaları bu yaklaşımın parçalarıdır. Dışarıdan taşınan füze ve bombalar savaş uçaklarının radar kesit alanını artırabildiği için, düşük görünürlüklü görevlerde mühimmatın gövde içerisinde taşınması önemli avantaj sağlar. KAAN'ın gerçek Radar Kesit Alanı, yani RCS değerine ilişkin kamuya açık ve doğrulanmış bir rakam bulunmuyor. Bu nedenle internette KAAN'ın RCS değeri konusunda paylaşılan kesin rakamlar resmi teknik veri olarak değerlendirilmemeli. KAAN hangi radarı kullanacak? KAAN programının kritik bileşenlerinden biri milli AESA burun radarı. ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA radar ailesinin KAAN'a yönelik versiyonu üzerinde çalışmalar devam ediyor. ASELSAN, KAAN için geliştirilen MURAD-600A AESA Burun Radarı çalışmalarında ön tasarım aşamasının tamamlandığını ve kritik tasarım faaliyetlerine geçildiğini daha önce açıklamıştı. AESA, "Active Electronically Scanned Array" yani Aktif Elektronik Taramalı Dizi anlamına geliyor. Bu teknoloji radar hüzmesinin mekanik olarak anteni çevirmek yerine elektronik biçimde yönlendirilmesini sağlıyor. Modern AESA radarlar hava-hava hedeflerinin aranması ve takibi yanında hava-yer görevleri, yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve mühimmat güdümü gibi farklı fonksiyonları gerçekleştirebiliyor. KAAN'ın radarının; uçağın sensör füzyonu, görüş ötesi hava muharebesi ve yüksek durumsal farkındalık kabiliyetlerinin merkezindeki sistemlerden biri olması bekleniyor. KAAN'ın sensörleri nasıl olacak? KAAN yalnızca burun radarından bilgi alan bir savaş uçağı olarak tasarlanmıyor. TUSAŞ'ın açıkladığı mimaride bütünleşik elektro-optik sistem, bütünleşik radyo frekans sistemi ve gelişmiş uçak üstü sensörler bulunuyor. Farklı sensörlerden gelen verilerin tek bir operasyonel resme dönüştürülmesi ise sensör füzyonu olarak adlandırılıyor. Bu yaklaşımın amacı pilotun farklı ekranlardan gelen onlarca bilgiyi tek tek değerlendirmek zorunda kalmasını azaltmak ve tehdide ilişkin mümkün olduğunca anlaşılır bir taktik tablo oluşturmak. Beşinci nesil savaş uçaklarını önceki nesillerden ayıran temel özelliklerden biri de tam olarak bu yaklaşım. KAAN elektronik harp kabiliyetine sahip olacak mı? Elektronik harp, KAAN'ın yeni nesil savaş uçağı mimarisinin önemli unsurlarından biri. Modern savaş uçaklarında elektronik harp sistemleri düşman radarlarının ve diğer elektromanyetik yayınların tespit edilmesi, tehditlerin sınıflandırılması ve platformun elektronik saldırılara karşı korunması gibi görevlerde kullanılabiliyor. KAAN için geliştirilen bütünleşik radyo frekans mimarisinin radar, elektronik destek ve elektronik harp fonksiyonlarının ileri seviyede birlikte çalışmasına imkân sağlaması hedefleniyor. Bu kabiliyet özellikle yüksek tehdit seviyesine sahip hava sahalarında uçağın hayatta kalabilirliği açısından kritik öneme sahip. KAAN hangi silahları taşıyacak? KAAN'ın hem görüş içi hem de görüş ötesi hava-hava silahlarını, bunun yanında hava-yer mühimmatlarını kullanabilecek çok rollü bir savaş uçağı olması hedefleniyor. Türkiye'nin geliştirdiği milli hava-hava füze ailesi bu noktada büyük önem taşıyor. TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN, görüş ötesi hava-hava görevleri için tasarlanırken BOZDOĞAN görüş içi angajmanlara yönelik geliştirildi. KAAN'ın ilerleyen konfigürasyonlarında farklı milli hassas güdümlü mühimmatların ve yeni nesil silah sistemlerinin kullanılması bekleniyor. Platformun düşük görünürlük gerektiren görevlerde mühimmatlarını dahili silah yuvalarında taşıyabilmesi tasarımın önemli parçalarından biri. Ancak KAAN'ın nihai sertifikalı mühimmat envanteri test ve entegrasyon programı ilerledikçe kesinleşecek. KAAN hangi motoru kullanıyor? KAAN programının en fazla merak edilen konularından biri motor. Mevcut geliştirme ve ilk üretim safhasında General Electric F110 ailesinden motorların kullanılması planlanıyor. F110 motor ailesi, F-16'nın çeşitli modelleri ve F-15 ailesinin bazı versiyonlarında da kullanılan art yakıcılı turbofan motor ailesidir. Türkiye aynı zamanda KAAN için milli turbofan motor geliştirme çalışmalarını yürütüyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'nun 2026 yılında yaptığı açıklamalara göre Blok 10 ve Blok 20 kapsamındaki ilk uçakların F110 motoruyla üretilmesi, milli motor çalışmalarında ise 2032 döneminde test aşamasına ulaşılması hedefleniyor. Bu nedenle internette zaman zaman görülen "KAAN şu anda tamamen yerli motor kullanıyor" ifadesi doğru değil. Programın uzun vadeli hedefi KAAN'ı milli motorla uçurmak. KAAN ilk uçuşunu ne zaman yaptı? KAAN'ın ilk mühendislik prototipi 21 Şubat 2024 tarihinde Ankara'da ilk kez havalandı. İlk uçuş 13 dakika sürdü. KAAN bu uçuşta yaklaşık 8 bin feet irtifaya çıktı ve 230 knot hıza ulaştı. Uçağa ilk uçuş sırasında bir F-16 eşlik etti. KAAN ikinci test uçuşunu ise 6 Mayıs 2024 tarihinde gerçekleştirdi. Bu uçuş yaklaşık 14 dakika sürdü; uçak 10 bin feet irtifaya yükseldi ve 230 knot seviyesine ulaştı. İlk uçuşlarda amaç uçağın azami performansını görmek değil, temel uçuş karakteristiklerini güvenli biçimde doğrulamaktı. KAAN'da 2026 itibarıyla son durum ne? KAAN programında 2026 yılı kritik bir geçiş dönemi haline geldi. İlk uçuşları gerçekleştiren mühendislik prototipinden elde edilen deneyimin ardından daha gelişmiş sistem mimarisine sahip yeni prototipler üretildi. Şubat 2026'da yeni prototipler kamuoyuna gösterildi. Temmuz ayında yeni uçuş prototiplerinden biri uçuş öncesi taksi testlerine başladı. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'nun 23 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre esas test faaliyetlerinde kullanılacak prototiplerden ilki taksi testleri aşamasına geldi. Bir sonraki prototip ise nihai montaj hattına geçti. TUSAŞ'ın hedefi bu iki prototipi 2026 yılı içerisinde uçuşa hazırlamak. Programın ardından silah ve sistem entegrasyonunun daha ileri aşamasına geçilmesi planlanıyor. TUSAŞ'ın mevcut hedefi, 2027 döneminde üç KAAN ile yoğun bir test kampanyası yürütmek. Bu nedenle 2026, KAAN açısından tek prototipli ilk gösterim safhasından çok uçaklı kapsamlı test dönemine geçiş yılı niteliğinde. KAAN'ın yerlilik oranı ne kadar? TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Ağustos 2026'da KAAN'ın bugüne kadar şirket tarafından geliştirilen en yerli prototip olduğunu ve yerlilik seviyesinin yüzde 90'lar seviyesinde değerlendirilebileceğini açıkladı. Mevcut durumda motor ve fırlatma koltuğu gibi bazı kritik bileşenler yabancı kaynaklı. Buna karşılık yeni prototiplerle birlikte çok sayıda alt sistemin yerli çözümlere dönüştürülmesi sürüyor. KAAN'ın önemi burada yalnızca uçağın kendisinden kaynaklanmıyor. Program kapsamında radar, elektronik harp, elektro-optik sensörler, görev bilgisayarları, aviyonik sistemler, mühimmatlar ve ilerleyen dönemde motor dahil geniş bir teknoloji ekosistemi geliştiriliyor. KAAN ne zaman envantere girecek? Savunma Sanayii Başkanlığının 2024-2028 Savunma Sanayii Sektörel Strateji Dokümanında KAAN'ın 2028 yılında envantere girmesi planlanan projeler arasında yer aldığı belirtiliyor. Ancak savaş uçağı geliştirme programlarında takvimler uçuş testleri, kalifikasyon, sistem entegrasyonu ve sertifikasyon süreçlerinin sonuçlarına bağlı olarak değişebilir. Dolayısıyla 2028 tarihi mevcut program hedefi olarak değerlendirilmelidir. KAAN'ın operasyonel kabiliyetinin ise bloklar halinde geliştirilmesi planlanıyor. İlk uçaklarla daha sonraki milli motorlu ve gelişmiş sistemlere sahip KAAN konfigürasyonlarının aynı teknik seviyede olması beklenmemeli. KAAN Endonezya'ya satıldı mı? KAAN programı 2025 yılında önemli bir ihracat başarısı da elde etti. Türkiye ile Endonezya arasında 48 adet KAAN savaş uçağının tedarikine yönelik anlaşma imzalandı. TUSAŞ tarafından yapılan açıklamaya göre teslimatların 120 aylık süre içinde tamamlanması öngörülüyor. Anlaşma yalnızca uçak tedarikini değil, Endonezya'nın yerel kabiliyetlerinin programa dahil edilmesi ve teknoloji paylaşımı gibi unsurları da kapsıyor. Bu gelişme KAAN'ı henüz geliştirme aşamasındayken uluslararası müşteri kazanan yeni nesil savaş uçağı programlarından biri haline getirdi. KAAN F-35'in rakibi mi? KAAN ile F-35 sıklıkla karşılaştırılıyor ancak iki programı yalnızca hız veya boyut üzerinden karşılaştırmak doğru değil. F-35 uzun yıllardır üretimde olan, çok sayıda ülkenin envanterine giren ve operasyonel tecrübeye sahip olgun bir sistem. KAAN ise halen geliştirme ve uçuş testleri sürecinde. Her iki platform da düşük görünürlük, gelişmiş sensörler, ağ merkezli harekât ve sensör füzyonu gibi beşinci nesil savaş uçağı özelliklerini hedefliyor. Ancak KAAN'ın gerçek operasyonel performansını F-35 gibi olgun platformlarla sağlıklı biçimde karşılaştırabilmek için radar, elektronik harp, silah entegrasyonu ve uçuş testlerinin daha ileri aşamalara gelmesi gerekiyor. KAAN'ın çift motorlu ve daha büyük bir platform olması da görev konsepti açısından önemli bir fark oluşturuyor. KAAN neden Türkiye için stratejik? KAAN'ın stratejik değeri yalnızca Türk Hava Kuvvetlerine yeni bir savaş uçağı kazandırmasıyla sınırlı değil. Bir ülkenin modern savaş uçağı geliştirebilmesi; aerodinamikten kompozit malzemeye, radardan elektronik harbe, yazılımdan uçuş kontrol sistemlerine, mühimmattan motora kadar yüzlerce ileri teknoloji alanında yetkinlik gerektiriyor. Şubat 2026 itibarıyla KAAN'ın yerli tedarik zincirinde 20'den fazla şehirden 300'ü aşkın firma ve 5 binden fazla çalışanın yer aldığı açıklandı. Bu nedenle KAAN aynı zamanda Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayiinde oluşturduğu geniş mühendislik ve üretim ekosisteminin merkezindeki projelerden biri. Yeni prototiplerin uçuş testlerine katılması, milli sensör ve silah sistemlerinin entegrasyonu ve ilerleyen dönemde yerli motorun devreye alınmasıyla KAAN'ın teknik konfigürasyonu önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde değişmeye devam edecek. High Defence, bu sayfayı KAAN programındaki doğrulanmış yeni gelişmeler doğrultusunda güncellemeye devam edecektir.
KAAN savaş uçağının teknik özellikleri, hızı, motoru, AESA radarı, silahları ve stealth kabiliyeti. Milli Muharip Uçak KAAN'da 2026 itibarıyla son durum.

TUSAŞ ana yükleniciliğinde yürütülen program; yalnızca yeni bir savaş uçağının ortaya çıkarılmasını değil, Türkiye'nin savaş uçağı tasarımı, üretimi, sensör geliştirme, aviyonik, elektronik harp, düşük görünürlük ve motor teknolojilerindeki kabiliyetlerinin ileri taşınmasını hedefliyor.

İlk uçuşunu 21 Şubat 2024 tarihinde gerçekleştiren KAAN, 2026 itibarıyla yeni prototiplerin devreye girdiği daha yoğun bir test dönemine hazırlanıyor. Programın yeni aşamasında ilk mühendislik prototipinden elde edilen veriler, daha gelişmiş sistem mimarisine sahip yeni uçaklara aktarılıyor.

Peki KAAN'ın özellikleri neler, KAAN hangi motoru kullanıyor, ne kadar hızlı, radarı ne olacak, hangi silahları taşıyabilecek ve seri üretime ne zaman geçecek?

KAAN nedir?

KAAN, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen 5'inci nesil çok rollü milli savaş uçağıdır.

Uçak hem hava-hava hem de hava-yer görevlerini yerine getirecek şekilde tasarlanıyor. Programda düşük radar görünürlüğü, dahili silah yuvaları, gelişmiş sensörler, sensör füzyonu, elektronik harp, yüksek durumsal farkındalık ve ağ merkezli harekât kabiliyetleri temel tasarım unsurları arasında yer alıyor.

KAAN'ın uzun vadede Türk Hava Kuvvetlerinin muharip uçak filosundaki temel platformlardan biri haline gelmesi amaçlanıyor.

KAAN'ın teknik özellikleri neler?

TUSAŞ tarafından açıklanan güncel tasarım değerlerine göre KAAN'ın uzunluğu 20,3 metre, kanat açıklığı 13,4 metre, yüksekliği ise yaklaşık 5 metre.

Uçağın kanat alanı 71,6 metrekare olarak açıklanırken azami kalkış ağırlığı 34.750 kilogram seviyesinde bulunuyor.

KAAN'ın açıklanan azami hızı 40 bin feet irtifada Mach 1.8, servis tavanı ise 55 bin feet, yani yaklaşık 16.764 metre.

Tasarımın pozitif ve negatif G limitleri +9 ve -3,5 G olarak veriliyor.

KAAN çift motorlu bir savaş uçağı olarak geliştiriliyor. Mevcut teknik konfigürasyonda uçak için iki adet yaklaşık 29 bin libre sınıfında itki üreten motor öngörülüyor.

Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Açıklanan değerlerin bir bölümü geliştirme programının hedef tasarım değerleridir. KAAN'ın uçuş testleri ilerledikçe nihai operasyonel konfigürasyona ilişkin performans verileri daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkacak.

KAAN ne kadar hızlı?

TUSAŞ'ın mevcut teknik verilerine göre KAAN'ın hedeflenen azami hızı Mach 1.8 seviyesinde.

Mach değeri ses hızına göre değiştiği için bunu doğrudan sabit bir kilometre/saat değerine çevirmek yanıltıcı olabilir. Ses hızı irtifa ve atmosfer koşullarına göre değişmektedir.

KAAN için ayrıca süper seyir kabiliyeti tasarım özellikleri arasında gösteriliyor. Süper seyir, genel olarak bir savaş uçağının art yakıcıyı sürekli kullanmak zorunda kalmadan süpersonik hızlarda uçabilme yeteneğini ifade ediyor.

Bu kabiliyet operasyonel hale geldiğinde yakıt tüketimi, menzil ve hava muharebesi açısından önemli avantaj sağlayabilir.

KAAN stealth yani düşük görünürlüklü mü?

KAAN'ın tasarımındaki en önemli özelliklerden biri düşük radar görünürlüğü.

Stealth olarak bilinen düşük gözlemlenebilirlik teknolojisi bir uçağı tamamen görünmez hale getirmez. Bunun yerine radar sistemlerinin uçağı tespit ve takip etmesini zorlaştırmayı amaçlar.

KAAN'ın gövde geometrisi, yüzey tasarımı ve silahların gövde içerisinde taşınabilmesine yönelik dahili silah yuvaları bu yaklaşımın parçalarıdır.

Dışarıdan taşınan füze ve bombalar savaş uçaklarının radar kesit alanını artırabildiği için, düşük görünürlüklü görevlerde mühimmatın gövde içerisinde taşınması önemli avantaj sağlar.

KAAN'ın gerçek Radar Kesit Alanı, yani RCS değerine ilişkin kamuya açık ve doğrulanmış bir rakam bulunmuyor. Bu nedenle internette KAAN'ın RCS değeri konusunda paylaşılan kesin rakamlar resmi teknik veri olarak değerlendirilmemeli.

KAAN hangi radarı kullanacak?

KAAN programının kritik bileşenlerinden biri milli AESA burun radarı.

ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA radar ailesinin KAAN'a yönelik versiyonu üzerinde çalışmalar devam ediyor. ASELSAN, KAAN için geliştirilen MURAD-600A AESA Burun Radarı çalışmalarında ön tasarım aşamasının tamamlandığını ve kritik tasarım faaliyetlerine geçildiğini daha önce açıklamıştı.

AESA, "Active Electronically Scanned Array" yani Aktif Elektronik Taramalı Dizi anlamına geliyor.

Bu teknoloji radar hüzmesinin mekanik olarak anteni çevirmek yerine elektronik biçimde yönlendirilmesini sağlıyor. Modern AESA radarlar hava-hava hedeflerinin aranması ve takibi yanında hava-yer görevleri, yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve mühimmat güdümü gibi farklı fonksiyonları gerçekleştirebiliyor.

KAAN'ın radarının; uçağın sensör füzyonu, görüş ötesi hava muharebesi ve yüksek durumsal farkındalık kabiliyetlerinin merkezindeki sistemlerden biri olması bekleniyor.

KAAN'ın sensörleri nasıl olacak?

KAAN yalnızca burun radarından bilgi alan bir savaş uçağı olarak tasarlanmıyor.

TUSAŞ'ın açıkladığı mimaride bütünleşik elektro-optik sistem, bütünleşik radyo frekans sistemi ve gelişmiş uçak üstü sensörler bulunuyor.

Farklı sensörlerden gelen verilerin tek bir operasyonel resme dönüştürülmesi ise sensör füzyonu olarak adlandırılıyor.

Bu yaklaşımın amacı pilotun farklı ekranlardan gelen onlarca bilgiyi tek tek değerlendirmek zorunda kalmasını azaltmak ve tehdide ilişkin mümkün olduğunca anlaşılır bir taktik tablo oluşturmak.

Beşinci nesil savaş uçaklarını önceki nesillerden ayıran temel özelliklerden biri de tam olarak bu yaklaşım.

KAAN elektronik harp kabiliyetine sahip olacak mı?

Elektronik harp, KAAN'ın yeni nesil savaş uçağı mimarisinin önemli unsurlarından biri.

Modern savaş uçaklarında elektronik harp sistemleri düşman radarlarının ve diğer elektromanyetik yayınların tespit edilmesi, tehditlerin sınıflandırılması ve platformun elektronik saldırılara karşı korunması gibi görevlerde kullanılabiliyor.

KAAN için geliştirilen bütünleşik radyo frekans mimarisinin radar, elektronik destek ve elektronik harp fonksiyonlarının ileri seviyede birlikte çalışmasına imkân sağlaması hedefleniyor.

Bu kabiliyet özellikle yüksek tehdit seviyesine sahip hava sahalarında uçağın hayatta kalabilirliği açısından kritik öneme sahip.

KAAN hangi silahları taşıyacak?

KAAN'ın hem görüş içi hem de görüş ötesi hava-hava silahlarını, bunun yanında hava-yer mühimmatlarını kullanabilecek çok rollü bir savaş uçağı olması hedefleniyor.

Türkiye'nin geliştirdiği milli hava-hava füze ailesi bu noktada büyük önem taşıyor.

TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN, görüş ötesi hava-hava görevleri için tasarlanırken BOZDOĞAN görüş içi angajmanlara yönelik geliştirildi.

KAAN'ın ilerleyen konfigürasyonlarında farklı milli hassas güdümlü mühimmatların ve yeni nesil silah sistemlerinin kullanılması bekleniyor.

Platformun düşük görünürlük gerektiren görevlerde mühimmatlarını dahili silah yuvalarında taşıyabilmesi tasarımın önemli parçalarından biri.

Ancak KAAN'ın nihai sertifikalı mühimmat envanteri test ve entegrasyon programı ilerledikçe kesinleşecek.

KAAN hangi motoru kullanıyor?

KAAN programının en fazla merak edilen konularından biri motor.

Mevcut geliştirme ve ilk üretim safhasında General Electric F110 ailesinden motorların kullanılması planlanıyor. F110 motor ailesi, F-16'nın çeşitli modelleri ve F-15 ailesinin bazı versiyonlarında da kullanılan art yakıcılı turbofan motor ailesidir.

Türkiye aynı zamanda KAAN için milli turbofan motor geliştirme çalışmalarını yürütüyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'nun 2026 yılında yaptığı açıklamalara göre Blok 10 ve Blok 20 kapsamındaki ilk uçakların F110 motoruyla üretilmesi, milli motor çalışmalarında ise 2032 döneminde test aşamasına ulaşılması hedefleniyor.

Bu nedenle internette zaman zaman görülen " KAAN şu anda tamamen yerli motor kullanıyor" ifadesi doğru değil.

Programın uzun vadeli hedefi KAAN'ı milli motorla uçurmak.

KAAN ilk uçuşunu ne zaman yaptı?

KAAN'ın ilk mühendislik prototipi 21 Şubat 2024 tarihinde Ankara'da ilk kez havalandı.

İlk uçuş 13 dakika sürdü. KAAN bu uçuşta yaklaşık 8 bin feet irtifaya çıktı ve 230 knot hıza ulaştı.

Uçağa ilk uçuş sırasında bir F-16 eşlik etti.

KAAN ikinci test uçuşunu ise 6 Mayıs 2024 tarihinde gerçekleştirdi. Bu uçuş yaklaşık 14 dakika sürdü; uçak 10 bin feet irtifaya yükseldi ve 230 knot seviyesine ulaştı.

İlk uçuşlarda amaç uçağın azami performansını görmek değil, temel uçuş karakteristiklerini güvenli biçimde doğrulamaktı.

KAAN'da 2026 itibarıyla son durum ne?

KAAN programında 2026 yılı kritik bir geçiş dönemi haline geldi.

İlk uçuşları gerçekleştiren mühendislik prototipinden elde edilen deneyimin ardından daha gelişmiş sistem mimarisine sahip yeni prototipler üretildi.

Şubat 2026'da yeni prototipler kamuoyuna gösterildi. Temmuz ayında yeni uçuş prototiplerinden biri uçuş öncesi taksi testlerine başladı.

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu'nun 23 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre esas test faaliyetlerinde kullanılacak prototiplerden ilki taksi testleri aşamasına geldi. Bir sonraki prototip ise nihai montaj hattına geçti.

TUSAŞ'ın hedefi bu iki prototipi 2026 yılı içerisinde uçuşa hazırlamak.

Programın ardından silah ve sistem entegrasyonunun daha ileri aşamasına geçilmesi planlanıyor. TUSAŞ'ın mevcut hedefi, 2027 döneminde üç KAAN ile yoğun bir test kampanyası yürütmek.

Bu nedenle 2026, KAAN açısından tek prototipli ilk gösterim safhasından çok uçaklı kapsamlı test dönemine geçiş yılı niteliğinde.

KAAN'ın yerlilik oranı ne kadar?

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Ağustos 2026'da KAAN'ın bugüne kadar şirket tarafından geliştirilen en yerli prototip olduğunu ve yerlilik seviyesinin yüzde 90'lar seviyesinde değerlendirilebileceğini açıkladı.

Mevcut durumda motor ve fırlatma koltuğu gibi bazı kritik bileşenler yabancı kaynaklı.

Buna karşılık yeni prototiplerle birlikte çok sayıda alt sistemin yerli çözümlere dönüştürülmesi sürüyor.

KAAN'ın önemi burada yalnızca uçağın kendisinden kaynaklanmıyor. Program kapsamında radar, elektronik harp, elektro-optik sensörler, görev bilgisayarları, aviyonik sistemler, mühimmatlar ve ilerleyen dönemde motor dahil geniş bir teknoloji ekosistemi geliştiriliyor.

KAAN ne zaman envantere girecek?

Savunma Sanayii Başkanlığının 2024-2028 Savunma Sanayii Sektörel Strateji Dokümanında KAAN'ın 2028 yılında envantere girmesi planlanan projeler arasında yer aldığı belirtiliyor.

Ancak savaş uçağı geliştirme programlarında takvimler uçuş testleri, kalifikasyon, sistem entegrasyonu ve sertifikasyon süreçlerinin sonuçlarına bağlı olarak değişebilir.

Dolayısıyla 2028 tarihi mevcut program hedefi olarak değerlendirilmelidir.

KAAN'ın operasyonel kabiliyetinin ise bloklar halinde geliştirilmesi planlanıyor. İlk uçaklarla daha sonraki milli motorlu ve gelişmiş sistemlere sahip KAAN konfigürasyonlarının aynı teknik seviyede olması beklenmemeli.

KAAN Endonezya'ya satıldı mı?

KAAN programı 2025 yılında önemli bir ihracat başarısı da elde etti.

Türkiye ile Endonezya arasında 48 adet KAAN savaş uçağının tedarikine yönelik anlaşma imzalandı. TUSAŞ tarafından yapılan açıklamaya göre teslimatların 120 aylık süre içinde tamamlanması öngörülüyor.

Anlaşma yalnızca uçak tedarikini değil, Endonezya'nın yerel kabiliyetlerinin programa dahil edilmesi ve teknoloji paylaşımı gibi unsurları da kapsıyor.

Bu gelişme KAAN'ı henüz geliştirme aşamasındayken uluslararası müşteri kazanan yeni nesil savaş uçağı programlarından biri haline getirdi.

KAAN F-35'in rakibi mi?

KAAN ile F-35 sıklıkla karşılaştırılıyor ancak iki programı yalnızca hız veya boyut üzerinden karşılaştırmak doğru değil.

F-35 uzun yıllardır üretimde olan, çok sayıda ülkenin envanterine giren ve operasyonel tecrübeye sahip olgun bir sistem. KAAN ise halen geliştirme ve uçuş testleri sürecinde.

Her iki platform da düşük görünürlük, gelişmiş sensörler, ağ merkezli harekât ve sensör füzyonu gibi beşinci nesil savaş uçağı özelliklerini hedefliyor.

Ancak KAAN'ın gerçek operasyonel performansını F-35 gibi olgun platformlarla sağlıklı biçimde karşılaştırabilmek için radar, elektronik harp, silah entegrasyonu ve uçuş testlerinin daha ileri aşamalara gelmesi gerekiyor.

KAAN'ın çift motorlu ve daha büyük bir platform olması da görev konsepti açısından önemli bir fark oluşturuyor.

KAAN neden Türkiye için stratejik?

KAAN'ın stratejik değeri yalnızca Türk Hava Kuvvetlerine yeni bir savaş uçağı kazandırmasıyla sınırlı değil.

Bir ülkenin modern savaş uçağı geliştirebilmesi; aerodinamikten kompozit malzemeye, radardan elektronik harbe, yazılımdan uçuş kontrol sistemlerine, mühimmattan motora kadar yüzlerce ileri teknoloji alanında yetkinlik gerektiriyor.

Şubat 2026 itibarıyla KAAN'ın yerli tedarik zincirinde 20'den fazla şehirden 300'ü aşkın firma ve 5 binden fazla çalışanın yer aldığı açıklandı.

Bu nedenle KAAN aynı zamanda Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayiinde oluşturduğu geniş mühendislik ve üretim ekosisteminin merkezindeki projelerden biri.

Yeni prototiplerin uçuş testlerine katılması, milli sensör ve silah sistemlerinin entegrasyonu ve ilerleyen dönemde yerli motorun devreye alınmasıyla KAAN'ın teknik konfigürasyonu önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde değişmeye devam edecek.

High Defence, bu sayfayı KAAN programındaki doğrulanmış yeni gelişmeler doğrultusunda güncellemeye devam edecektir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve highdefence.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.